Bugun...



Başbakan Erdoğan Gizli görüntü ve ses kayıtları CHP ve MHPyi esir almıştır
Tarih: 11-02-2014 12:46:22 Güncelleme: 11-02-2014 17:35:22 + -


Başbakan Erdoğan, ''Bosna Hersek'teki olayları kaygı ile izliyoruz. Dualarımız onlarla'' dedi.


Başbakan Erdoğan Gizli görüntü ve ses kayıtları CHP ve MHPyi esir almıştır

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, 30 Mart yerel seçimlerine 47 gün kaldığına işaret ederek, AK Parti olarak uzun süredir yoğun şekilde devam eden seçim hazırlıklarını belli aşamaya getirdiklerini, büyükşehir ve il adaylarını açıkladıklarını vurguladı.

Erdoğan, gelecek hafta yoğun şekilde mitinglere başlayacaklarını dile getirerek, 81 ilde, ilçelere varıncaya kadar propaganda çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

 

"Seçimin ayrı bir özelliği var"

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart seçimlerinin çok önemli olduğunu, seçim sürecinin de oldukça zorlu geçeceğini defalarca dile getirdiğini vurguladı. Erdoğan, sözlerini, ""Bu seçim, herhangi bir şahsın belediye başkanı seçilme seçimi değildir. Bu seçimin ayrı bir özelliği var. Bütün gelişmeler şunu gösteriyor; bu seçimde AK Parti'nin oyunu nasıl aşağı çekebiliriz. Bütün gayretler buna yönelik" diye sürdürdü.

 

"Kazanan darağacı oldu"

 

Milletin, tarihi boyunca çok büyük acılar yaşadığını, çok büyük badireler atlattığının altını çizen Erdoğan, zaferler kazandığını, destansı kahramanlıklar yazdığını, medeniyet inşa ettiğini, onurunu, istiklalini, şerefini, hürriyetini yiğitçe muhafaza ettiğini anlattı. Erdoğan, şunl kaydetti:

 

 

"Yani izzetini, azizliğini gerçekten hak etmiş bir millete sahibiz. Böyle bir milletin evlatlarıyız. Ama aynı zamanda çok çileler çekmiş, çektiği çileler adeta yüzüne, yüreğine işlemiş bir milletiz. Böyle bir milletin mensuplarıyız. Geriye dönün, Anadolu'nun, Trakya'nın şehirleri, kasabalarıyla, köyleriyle yaşadığı o uzun tarihi  gözünüzün önüne getirin. Her neye ihtiyacı varsa hep millete gidildi. Paraya ihtiyaç varsa millete gidildi. Eğer fedakarlık, cefa gerekiyorsa, bir yükün, bedelin altına girilmek gerekiyorsa tek adres milletti, millete gidildi. Ama o aziz millet, karar süreçlerinin hiçbirinde yer almadı, milletin görüşlerine başvurulmadı, milletin hissiyatı dikkate alınmadı, milletin itirazına kulak verilmedi. Cefayı çeken her zaman millet oldu ama sefayı bir avuç seçkin zümre  sürdü. Öküzünü vereceksin dediler, hiç itiraz etmedi. Kara sabanın önüne kendisi geçti, tarlasını sürdü, öküzünü verdi.  Buğdayından, tavuğundan, horozundan pay vereceksin denildi,  bağrına taş bastı, midesine taş bağladı varını yoğunu verdi. Biricik evladını, yavrusunu, ana kuzusunu, yüreğinin parçasını askere gönderdi, tabut içinde geri getirdiler, yutkundu, olduğu yere çöktü, vatan sağolsun deyip, kaderine razı oldu. Ama yol, hastane, okul istedi yapmadılar, doktor, hemşire, öğretmen istediler göndermediler, yetiştirmediler. Huzur, emniyet, istikrar istedi bunu da vermediler. Hani o acıklı türküde diyor ya 'Şavata'dan Ankara'ya ses gitmiyor. Bizim gitmeye kuvvetimiz hiç yetmiyor. Malımız yok, yolumuz yok, Ankara'ya ses verecek dilimiz yok. Bu ne biçim memlekettir oy.' İşte bu millet, asırlarca adeta inim inim inledi. Bir anne düşünün, yavrusunu 9 ay karnında taşımış, beslemiş, büyütmüş, yürütmüş, yavrusunu canından bir can, parça olarak görmüş, delikanlı olunca eline, saçına kınalar yakmış, duvarlar, davulla, zurnayla askere uğurlamış. Yavrusu şehit olup, tabut içinde geri geldiğinde düşmanı sevindirmeyeceğim diyerek, bir damla göz yaşı dökmemiş, başını bir an yer eğmemiş. Vatan sağolsun diyerek, Anadolu kadınının ne mübarek, ne aziz, ne yüce bir varlık olduğunu bütün dünyaya göstermiş. Bu başka analarda olmaz, bu ancak bizim analarımızda olur.

 

 

 Ama bir devlet dairesine gidince yüzüne bakılmamış, 'başörtülüsün, sen buraya giremezsin' demişler. 'Başörtülüsün, sen okuyamazsın', 'Sen köylüsün, taşralısın, fakirsin' demişler. Yetmemiş daha da ileri gitmişler, 'Sen makarnacısın', 'Sen aptalsın', 'Sen göbeğini kaşıyansın', 'Bidon kafalısın' demişler. Bu ülke bunları gördü. Daha yakın zamanlara kadar bu ülke, bunları yaşadı. Onun kendi iradesini ortaya koyarak verdiği oyu, bu zihniyetle değerlendirmişler. Herşeyi ama herşeyi milletten aldılar ama milletin görüşünü, fikrini, hissiyatını, zerre kadar önemsemediler. Demokrasiye geçilmiş olması, sandığın ortaya konması, millete seçme hakkı verilmesi bile milletin kararının, milletin itirazının duyulmasına yetmedi. Merhum Menderes gibi, milletten, milli iradeden bahseden siyasetçiler geldi ama sonuçta kazanan darağacı oldu, cellatlar oldu, kazanan yine CHP oldu. Yine sermaye, yine seçkinler oldu. Sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın, bu ülkede medyanın dediği oldu, sermayenin dediği oldu, demokrasi dışı kurulların, çetelerin, mafyanın dediği oldu."

 

 

 

Millete seslenen Erdoğan, şöyle konuştu:

 

"Bu ülkede artık iktidarları siz belirliyorsunuz. Bir yerlerden talimatla değil, siz, bu milletin evlatları belirliyor. Bu ülkede kararları artık siz veriyorsunuz, milletim veriyor, bundan rahatsız oluyorlar. Siz sandıkta ne derseniz o oluyor. Artık bu ülkeyi idare fırkası değil, sizler, yani millet idare ediyor, bundan rahatsız oluyorlar. Her meselenin çözüm yeri işte burasıdır, TBMM'dir. Fakat birileri çıkıyor, 'siz çoğunluksunuz ama azınlığa zulmediyorsunuz.' Azınlığın güvencesi biz olduk. Bugüne kadar azınlığa bu ülkede hiçbir zaman hakları verilmedi. Biz onların haklarını da güvence altına aldık. Az oy alan siyasi partileri söylüyorsan, onların bu dönemde yaptıklarını hiçbir dönemde muhalefette olan iktidarlar yapmadılar, yapamadılar. Ama bu dönemde yaptılar. Bu ülkenin Başbakanı'nı kalkıp, iktidarları kalkıp Batı'ya gidip şikayet edecek kadar bunlar alçaldılar. Burada Parlamento'da yaptıklarınız yetmiyor mu, gidip bunu Batı' ya ne anlatıyorsunuz? Batı'nın hangi ülkesinde muhalefette olan siyasi parti, Türkiye'ye gelip de kendi iktidarlarını şikayet etti, bugüne kadar hiç duydunuz mu? Onlar yeri geldiğinde otururlar ülkenin menfaati için her türlü dayanışmayı yaparlar. Ama bizim ülkemizde böyle bir dayanışmayı hiçbir zaman göremezsiniz. Tam aksine atılacak her türlü olumlu adımın her zaman karşısında olmuşlardır. Kardeşlerim, bu ülke artık kapalı kapılar ardında yapılan toplantılarla yönetilemez. Bu ülke artık faiz lobisi, medya lobisi, sermaye lobisi tarafından idare edilemez."

 

Erdoğan, 17 Aralık'tan sonraki mücadelelerini "yeni bir istiklal mücadelesi" olarak ilan ettiklerini hatırlatarak, 17 Aralık saldırısının sadece AK Parti'ye, Hükümet'e yönelik bir saldırı olmadığını söyledi. 17 Aralık saldırısının millete, ülkeye, yeni Türkiye'ye, Türkiye'nin tüm kazanımlarına yönelik saldırı olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"17 Aralık saldırısı, sadece ve sadece bir yıkım projesidir. Dikkat edin sadece ve sadece yıkmanın peşindeler. Sadece yıkmaya çalışıyorlar ama yapmak gibi bir dertleri, yapmak gibi bir hedefleri yok. 'AK Parti  gitsin, Hükümet gitsin' diyorlar. AK Parti'nin, Hükümet'in yerine, geçmişte, eski Türkiye'de olduğu gibi kaosu, belirsizliği, istikrasızlığı, yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları öneriyorlar. Milletin devre dışı olduğu idare fırkasının memleketi idare ettiği ve hep belli kesimlerin kazandığı bir Türkiye özlemi içinde her türlü ahlaksız saldırıyla üzerimize geliyorlar. Şunu da buradan açık açık ifade ediyorum; CHP'nin iradesine bu süreçte çok açık bir şekilde ipotek konulmuştur. MHP'nin iradesine bu süreçte çok açık bir şekilde ipotek konulmuştur. Gizli görüntü kayıtları, gizli ses kayıtları CHP'yi de MHP'yi de esir almıştır. CHP'nin gizli görüntü kayıtlarıyla nasıl  şekillendiğini, Sayın Baykal'ın nasıl gönderildiğini tüm millet açık, net şekilde gördü. Bu oyunun arkasında da paralel yapı vardı. Bunu ben ilan ettim. Şimdi onlar düşünsünler, şimdi onlar gidip paralel yapıyla irtibat kursunlar, o dostlarıyla...'Ya bunu nasıl ortaya çıkardınız, nasıl böyle bir şeyi yapsınlar' diye onlar sorsunlar, onlar arasınlar, onlar bulsunlar. İşte o şekillenme devam ediyor. O şekillenme CHP'nin aday belirleme sürecinde kendisini çok net biçimde hissettiriyor. Yolsuzluktan ihraç ettiklerini aday yapıyorlar. Kendi içlerinde aday yokmuş gibi bir çok şehirde dünya görüşlerini asla paylaşmadıkları kişileri gördüğünüz gibi aday gösteriyorlar. Takdirleridir, saygı duyarız, hayırlı olsun."

 

HSYK Genel Kurulu'nun toplanamaması

 

Erdoğan, paralel yapının ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve ne yapmaya çalıştığını artık herkesin görmesi gerektiğini belirterek, "Aziz milletimin bu paralel yapının nasıl  bir tehdit olduğunu görmesini istiyorum. Yurtdışında Türkiye'yi izleyen Türkiye ile ilgilenen çevrelerin bu paralel yapının ne olduğunu çok iyi kavramalarını diliyorum. Özellikle bu paralel yapı içinde yer almış tamamen saf, tamamen temiz duygularla bu yapı içinde hizmet etmeye çalışmış kardeşlerimin bu yapının karanlık tarafını görüp, anlamalarını gönülden temenni ediyorum" diye konuştu.

 

Yaklaşık 40 yıllık bir sürecin söz konusu olduğunu ifade eden Erdoğan, sadece kendi zamanlarında değil, 40 yıl boyunca örgütlenmiş, 40 yıl boyunca devlete sızmaya çalışmış başka bazı faaliyetlerin içine girmiş bir yapının söz  konusu olduğunu söyledi.

 

Bunların amaçları için her yolu meşru kılan bir anlayışla sızdıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

 

"Böyle bir yapı söz konusu. Bu yapı şeffaf değil,  bu yapı açık değil. Karşımızda sınırları belli olmayan, ilkeleri, gayeleri, yapılanmaları, finansmanları açık ve şeffaf olmayan bir yapı var. Bu yapının tabanında bir kez daha söylüyorum hasbi, samimi, saf ve temiz duygularla, hizmet aşkıyla mücadele veren kardeşlerimiz de var. Ama bu yapının tavanında, lider kadrosunda çok farklı hedeflerin, gayelerin peşinde koşan bir kadro var. Bu yapı emniyet içinde gizlice örgütlenerek, emniyet teşkilatının amirlerinin talimatıyla değil, liderlerinin talimatıyla hareket etmesini sağlıyor. Anayasa, yasalar çiğneniyor. Türkiye'nin milli çıkarları çiğneniyor. Emniyet içinde örgüt çıkarları önüne çıkıyor. Aynı günde bakıyorsunuz hepsi hastalanıveriyor. Şu anda HSYK'da bakın genel kurul toplanmıyor. Çarşamba günü toplanamadılar. Başkan olarak Bakan bey davet etti, dün de toplanamadılar. Aynı anda hasta olmuşlar. Kimisi resmi iznini kullanıyor, kimisi de genel kurulun toplanmaması için adım atıyor. Bunlar devleti çalıştırmamanın adımlarıdır. Çok açık, net söylüyorum. Bu nasıl anlayıştır ya? Hani dürüstsünüz siz? Tezgahı bu şekilde çalıştırıyorlar. HSYK'ya siz bunun için mi seçildiniz? Oranın genel kurulunu çalıştırmamak için mi seçildiniz? Şimdi soruyorum HSYK'nın parlamentoda yasalaşma noktasında çıkmasını engelleyenlere sesleniyorum. Siz bunu engellediniz, burayı çalıştırıyorsunuz. Bu ne demektir? Siz paralel yapıyla müşterek hareket ediyorsunuz, ey CHP ey MHP yaptığınız bu. İş olacağına varacak. Evelallah adımlar atılacak, gereği yapılacak sonuna kadar. Onlar o şekilde mücadele ediyorsa biz de adil olan netice hukuk içerisinde neyse bunu çözmeye çalışacağız."

 

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün basın kartını ya da çalışma iznini  uzatıp uzatmama iradesi bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "Bunun için buradan bunun izni alınır. Benimle ilgili tweet atmış, benim bundan haberim bile yok. Hele hele tweet hastalığım hiç yok. Ne tweet kullanırım, ne tweet takip ederim. Benim bu kadar boş zamanım da yok kusura bakmayın. Yani tweet kullananlara da hakaret etmiyorum ama benim bu kadar boş zamanım da yok. Ben gece gündüz demeden sadece işime bakıyorum" diye konuştu.

 

"Lütfen başınızı iki elinizin arasına alın"

 

Alım sınavlarında usulsüzlükler yapıldığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Fakirin, fukaranın, esnafın, sanayicinin, işçinin, memurun, parasını toplamış bu paraları meçhul bir şekilde tasarruf etmişler. Şantajdan tehdide, nüfuz kullanmaktan iltimasa, usulsüzlükten yolsuzluğa kadar ne kadar kirli iş varsa hemen hepsine bulaşmışlar. Her ahlaksızlığı, hukuksuzluğu adeta gönüllerini çaldıkları, adeta hislerini esir aldıkları temiz insanlar nezdinde, dini görünüm altında mubah hale getirmeye çalışmışlar. Allah aşkına soruyorum; bir Müslüman, Müslüman kardeşinin zaafını araştırır daha da ileriye gidip bunları kaydeder, bunları şantaj olarak kullanabilir mi? Bir Müslüman diğer bir Müslüman'ın bırakın Müslüman'ı diğer bir insanın mahremine girebilir, bunları kaydedip, yayabilir mi? Bu yapı içindeki saf, temiz kardeşlerime sesleniyorum. Yapılanların dine, imana, hadi onları bir kenara koyun, vicdana insafa sığar yanı var mı? Lütfen başınızı iki elinizin arasına alın ve Rabbimizin o hükmüne şöyle bir yönelin. 'Siz hiç düşünmez misiniz, siz hiç akletmez misiniz.' Çünkü bu hükümlerde akıl sahipleri için hikmetler ardır ve bizim inancımız bir hikmet dinidir.

 

Bir bilgi dinidir ve buradan hareketle bu adımları atmamız gerekir. Örgütün lideri Amerika'dan birilerinin izlendiğini...Ses kayıtlarında dinlediniz. Bu izlenme bilgisinin kendisine ulaştığını, bunu engellediğini -gece yarısı da bunlar takip ediliyor, bunlar engelleniyor- buna benzer başka vakaların kendisinde olduğunu itiraf ediyor. Şu ana kadar bizim dışımızda birtane genel başkan da çıkıp, bunun hesabını sormadı. Bazı gazeteciler bunu hiç duymadı, hiç görmedi. Hukuk, yargı hiç duymuyor. Bunlar suç teşkil etmiyor mu? Her meselede konuşan malum o bir işveren örgütü var ya bu meselede ağzını bile açmadı. Çünkü onların da CD'leri var, kasetleri var ellerinde. Aradan aylar geçti birtane savcı da çıkıp 'ya sen orada ne yapıyorsun, sen neyi itiraf ediyorsun' diye soruşturma başlatmadı, dava açmadı. Herkes  susuyor. Ama biz açıkça konuşuyoruz. Artık yeter, yetti. Madem ki onlar yazıyor, onlar çiziyor, onlar konuşuyor, onlar dinliyor, onlar CD'lerle ülkemizi idare etmeye çalışıyor. Artık  biz de hem konuşacağız, hem adımlarımızı atacağız ve biz cesaretle bu meselenin üzerine gidiyoruz. Neler var neler? Yani ameliyatımızı bile gündem konusu yapıp 'beddualarınız bile tutmadı' diyor. Böyle şeyler olabilir mi ya? Bunlar olabilir mi? Ne çirkin yakıştırmalardır. Demek ki diyor 'iyi Müslüman değilsiniz. Şu hale bak. Yani takdirler çok enteresan."

 

"Aranıza karalar karışsa da bugüne kadar onları hep birlikte eledik"

 

Erdoğan, bu nedenle asla ihmalkar, rehavet içinde olmayacaklarını, bir anlarını bile boş harcamayacaklarını ifade ederek, "Yıkım ekibi bir çalışıyorsa, biz on çalışacağız on, yüz çalışacağız, bin çalışacağız. Onlar bir kapıya ulaşıyor, bir posta kutusuna broşür bırakıyor, yıkmak için sinsice çalışıyorsa; biz yüzlerce, binlerce kapıya ulaşacak; yapmanın, imarın, ihyanın inşasının mücadelesini vereceğiz. Her ne yaparlarsa yapsınlar, hangi yolu denerlerse denesinler, Allah bizimledir, millet bizimledir, unutmayın, milletin hayır duası bizimledir. Siz ak bir kadrosunuz. Aranıza karalar karışsa da bugüne kadar onları hep birlikte eledik. Bundan sonra da karalar çıkarsa onları da eleriz. Hiç önemli değil, aklığınıza asla leke sürdürmeyin. Yetimin hakkını 11 yıldır nasıl muhafaza ettiysek, bundan sonra da aynı şekilde muhafaza edeceğiz. Bizim sevdamız Türkiye sevdasıdır. Bu sevdanın neferleri olarak bu kutlu yolda hiç sarsılmadan yürümeye devam edecek, eski Türkiye'nin kapılarına kilit vuracak, yeni Türkiye'yi şaha kaldıracağız" diye konuştu.






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Türkiye Genel Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bugünkü Hali Görenleri Şaşırtıyor!
    Bugünkü Hali Görenleri Şaşırtıyor!
  • ARDAHAN DA BAYRAMLAŞMA
    ARDAHAN DA BAYRAMLAŞMA
  • Başbakan Erdoğan Stad Açılışında Sahaya Çıktı
    Başbakan Erdoğan Stad Açılışında Sahaya Çıktı
  • Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Ardahan'da
    Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Ardahan'da
  • Ardahan'da gün batımı
    Ardahan'da gün batımı
  • 23. Dönem Akparti Milletvekili Saffet Kaya Ardahan da Çoşkuyla Karşılandı Siyasette Deprem Oldu
    23. Dönem Akparti Milletvekili Saffet Kaya Ardahan da Çoşkuyla Karşılandı Siyasette Deprem Oldu
  1. Bugünkü Hali Görenleri Şaşırtıyor!
  2. ARDAHAN DA BAYRAMLAŞMA
  3. Başbakan Erdoğan Stad Açılışında Sahaya Çıktı
  4. Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Ardahan'da
  5. Ardahan'da gün batımı
  6. 23. Dönem Akparti Milletvekili Saffet Kaya Ardahan da Çoşkuyla Karşılandı Siyasette Deprem Oldu
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Festival Proğramına Gelen Ardahan İl Derneği Üyeleriyle Toplantı Yapıldı
     Festival Proğramına Gelen Ardahan İl Derneği Üyeleriyle Toplantı Yapıldı
  • Ardahan 23.Dönem Milletvekili Saffet Kaya Ardahan da
    Ardahan 23.Dönem Milletvekili Saffet Kaya Ardahan da
  • Çıldır Gölünde Festival Coşkusu
    Çıldır Gölünde Festival Coşkusu
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. Festival Proğramına Gelen Ardahan İl Derneği Üyeleriyle Toplantı Yapıldı
  2. Ardahan 23.Dönem Milletvekili Saffet Kaya Ardahan da
  3. Çıldır Gölünde Festival Coşkusu
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI